RSS .92| RSS 2.0| ATOM 0.3
  • alembox
  •  

    yerine sevemem filmi

    Eylül 10th, 2009

    Yıllarca dilimize dolanmış olan Yerine Sevemem şarkısının bir dizide kullanılacağı ve bu dizinin adını alacağını öğrendik..

    Gökhan Kırdar‘ın, Yerine Sevemem şarkısı film olarak sevenlerinin karşısına çıkacak. Dizi müziklerinin aranılan ismi Gökhan Kırdar, ‘Haber Merkezi Hafta Sonu’ programında 1994′te söylediği “Yerine Sevemem” şarkısının önce film olarak çekileceğini ardından da bir müzikal olacağını açıkladı. Filmin hem Türkçe hem de İngilizce olacağını belirten Kırdar sözlerine şöyle devam etti: “Yerine Sevemem’de ölen bir kadının hikayesi vardı. Aslında bu şarkıyı o yıllarda hikaye olarak yazmıştım ama daha sonra şarkı sözü olması için küçültmüştüm. Şimdi tekrar onu açıyorum.”


    Beraat kandili ibadeti

    Ağustos 5th, 2009

    Gecenin manevi değeri dolayısıyla namaz, Kur’ân tilaveti, zikir, teşbih ve istiğfarla geçirilmesi, bu gece vesilesiyle muhtaçlara yardım ve benzeri hayırlı amellere özel bir önem verilmesi müstehaptır.

    İşlenen sevaplı amellerin değeri başka zamanlarda on ise, Berat Kandilinde yirmi bindir. Meselâ başka zamanlarda okuduğumuz bir tek Kur’ân harfine on sevap veriliyorsa, bu gecede her bir harfine yirmi bin sevap verilmektedir Bu bakımdan tam bir ihlâsla çalışıp ihyasına gayret gösterebildiğimiz takdirde Berat Kandili elli bin senelik bir ibadet hayatının sevabını bir gece içinde bize kazandırabilir.

    “Onun için elden geldiği kadar Kur’ân ve istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir kârdır.” (Şualar, s.426.)

    Tek kişinin çalışma ve kazanma gücü maddi hayatta olduğu gibi manevi hayatta da sınırlıdır diyorsak, bunun çaresi vardır. Aynı gayeyi paylaşan ve dünyada aynı maksatla yaşayan mü’min kardeşlerimizle birlikte teşkil ettiğimiz manevi şirket; bize hesabından âciz kalacağımız sonsuz bir manevi serveti kazandırabilir. Üstelik maddi kazançlarda kâr, ortaklar arasında bölünerek küçüldüğü halde mânevi kârda böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir. Çünkü manevi faaliyetler nurludur. Nur ise maddi eşya gibi küçülmez ve bölünmez.

    İmam-ı Gazali Hazretleri el-İhyâ’da, Berat Gecesinde yüz rekât namaz kılınması hakkında bir rivayete yer verse de, hadis âlimleri bu namazın sünnette yerinin olmadığını, böyle bir namazın Hicretten 400 sene sonra Kudüs’te kılınmış olduğu tesbitinde bulunurlar. Hatta İmam Nevevi böyle bir namazın sünnette bulunmadığı için bid’at bile olduğunu ifade eder.

    Bunun yerine kaza namazının kılınması daha isabetli olacaktır. Bununla beraber kılındığı takdirde de sevabının olmadığı anlamına gelmez. Çünkü ibadet alışkanlıklarının iyice azaldığı zamanımızda insanların bu vesileyle namaza yönelmelerini hoşgörü ile karşılamak faydalı olacaktır.


    Beraat kandili hadisleri

    Ağustos 5th, 2009

    Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem efendimiz şöyle buyurmuşlardı:
    “Recep, Allah’ın ayıdır. Şaban, benim ayımdır. Ramazan, ümmetimin ayıdır”. Mübarek Recep ayının ardından gelen Şaban ayı Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ayıdır. Bu mübarek ayın değerini bilerek, ibadetlerimizi yapmalı, alemlerin Rabbinden af dilemeliyiz.

    Şaban ayının önemli özelliklerinden biri Beraat Kandili gibi müstesna bir gecenin bu ayın içinde bulunmasıdır.

    Ebu Hüreyre Radıyallahu And’dan rivayet edildiğine göre: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem efendimiz şöyle buyurmuştur:

    —“Şaban ayının on beşinci gecesinin ilk vaktinde Cebrail (a.s) bana geldi; şöyle dedi:
    —“Ya Muhammed, başını semaya kaldır. Sordum.
    —“Bu gece nasıl bir gecedir? Şöyle anlattı:
    —“Bu gece, Allah-u Teala, rahmet kapılarından üç yüz tanesini açar. Kendisine şirk koşmayanların hemen herkesi bağışlar. Meğer ki, bağışlayacağı kimseler büyücü, kahin, devamlı şarap içen, faizciliğe ve zinaya devam eden kimselerden olsun. Bu kimseler tövbe edinceye kadar, Allah-u Teala onları bağışlamaz.

    Gecenin dörtte biri geçtikten sonra, Cebrail yine geldi ve şöyle dedi: “Ya Muhammed başını kaldır. Bir de baktım ki, cennet kapıları açılmış.”

    Cennetin birinci kapısında dahi bir melek durmuş şöyle sesleniyor: “Ne mutlu bu gece rüku edenlere.”

    İkinci kapıdan dahi bir melek durmuş şöyle sesleniyordu: “Bu gece (Beraat Kandili Gecesi) secde edenlere ne mutlu”.

    Üçüncü kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: “Bu gece (Beraat Kandili Gecesi) dua edenlere ne mutlu.”

    Dördüncü kapıda duran melek dahi şöyle sesleniyordu: -”Bu gece, (Beraat Kandili Gecesi) Allah’ı zikredenlere ne mutlu”.

    Beşinci kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: “Bu gece (Beraat Kandili Gecesi) Allah korkusundan ağlayan kimselere ne mutlu.”

    Altıncı kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu
    : “Bu gece (Beraat Kandili Gecesi) Müslümanlara ne mutlu.”

    Yedinci kapıda da bir melek durmuş şöyle sesleniyordu
    : “Günahının bağışlanmasını dileyen yok mu ki, günahları bağışlansın.”

    Bunları gördükten sonra, Cebrail’e sordum: “Bu kapılar ne zamana kadar açık kalacak?

    Şöyle dedi
    : “Ya Muhammed, Allah-u Teala, bu gece, Kelp kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısı kadar kimseyi cehennemden azat eder.”

    Hz. Ayşe Radıyallahu Anha anlatıyor:

    “Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: “Allah Teala Hazretleri, Nıfs-u Şa’ban gecesinde dünya semasına iner ve Kelb kabilesinin koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder.”